Behance.net yaratıcı güzel tasarımların olduğu bir topluluk sitesi. Daha öncede adı geçmişti zaten bu blogda.
27.02.2009
Renkler Ah Bu Renkler
Behance.net yaratıcı güzel tasarımların olduğu bir topluluk sitesi. Daha öncede adı geçmişti zaten bu blogda.
26.02.2009
Sarmaş Dolaş Oluyoruz Daldan Dala Atlıyoruz
Bir gün gene Radyo Odtü dinlerken bir şarkı başladı. Ve benim kalbim yerinden oynadı. Uzun zamandır yeni bir şarkı dinlediğimde bu kadar heyecanlanmamıştım. Parçaya bayıldım, ama anonsu kaçırmıştım. Kim söylüyor, şarkının adı ne? Al sana iki cevapsız soru. Ancak Radyo Odtü'nün bir güzelliği, internet sitelerinde son 24 saatte hangi şarkıları çaldıklarının listesinin bulunması. O beni deli eden, içimi çoşturan şarkı Keane'den Spiralling'miş.
Keane, nerden baksan 9-10 senelik geçmişi olan bir grup. Önceden de bilenler biliyormuş, bense kendilerini bu yaz farkettim. Radyo Odtü sayesinde tabi. Aslında sonradan hatırladım ki, Last Fm, Keane farketmem için beni baya bir zorlamıştı. Devamlı reklamlar, albüm çıkmadan ilk siz dinleyin uyarıları... Yani Last Fm'in heryerinden Keane fırlıyordu, ama ben hiç oralı olmamıştım.
Galiba artık reklam kirliliği internet içinde geçerli. Körleşmişim. Hatta site içeriğiyle uygun olan reklamlara karşı bile duyarsızlık gelişmiş. Reklamz'ın (Linkz), yayıncı sitelerde uyguladığı, yer yer site içeriğiyle alakasız dahi olsa seçilen kelimeleri altı çizili ve kırmızı vermesi bile daha etkili tıklamamı sağlamakta. Pek çok yerde karşıma çıkan bannerları ise görmüyorum, görsem de Last Fm'de olduğu gibi ilgilenmeyebiliyorum.
İnternet reklamcılığı konusunu burada keseyim ve beni heyecanlandıran şarkılara geri döneyim ben. Muhteşem Brian Eno ve David Byrne'ın ortak çalışması muhteşem Strange Overtones söz konusu olan.
Bu şarkıyı dinlerkende böyle içimde birşeylerin yükseldiğini hissediyorum. Kıpır kıpır oluyorum, yerimde duramıyorum. Ne güzel dünyada böyle güzel müzik yapan insanların olması. Ve ne kadar şanslıyız ki bu müziklere ulaşmak gayet kolay. Daha çok insan daha çok iyi müzik yapsın lütfen.
Evet bu durumda da arada bir sürü şeyi kaçırıyoruz ama bizi birbirimizden farklı kılanda arada yakaladıklarımız arasındaki fark oluyor. Bu farklar, paylaşımlarımızı zenginleştiriyor. Böylecede dünya daha renkli, daha güzel bir yer oluyor. Daha ne isteriz ki?
25.02.2009
Gene Moda
Ancak bu aralar konumuz moda. Nasıl oldu anlamadım ama birden moda ile ilgili sitelerin içinde buldum kendimi. Bir süre aklımı başımdan alan Lookbook'du. Burda insanlar kendi fotoğraflarını koyuyorlar, ne giyindim, nasıl giyindim filan.
Çok renkli çok güzel bir site. Bir sürü fotograf, bir sürü kıyafet, renkler, kullanıcı profilleri... kıyafeti beğenmesen bile fotoğraf harika, fotoğraf kötüyse, renkler güzel, bazen sadece model güzel veya sadece çantası ama genelde ayakkabısı. İçinden çıkılır gibi değil.
Profiller bazen biraz sinir bozucu olabiliyor ama. Kullanıcıların çoğu çok genç. 9 yaşında bir tip var mesela, kıyafet tasarımcısı olarak tanıtmış kendisini. Daha etiniz ne budunuz ne de stil sahibi oldunuz siz diyesi geliyor insanın. Bir kere o kadar parayı nerden buldunuz o kıyafetleri alacak. Aslında para konusunu açıklığa kavuşturacak bir nokta var. Bu çocuklar hiç bir şey yemiyor içmiyor, herşeyini kıyafete yatırıyor anlaşılan. Çünkü büyük çoğunlığu ölümcül derecede zayıf. Yer yer mide bulandırıcı ölçüde zayıf. Bir de bir kısmına bir dur demek gerek. Biz o paça boyları uzayıp, kazaklar pantalonların dışına çıkana kadar neler görmek zorunda kaldık.
Lookbook'da dolaşırken doğal olarak, kullanıcıların bloglarına da sarkmaya başlıyor insan, ordan oraya, ordan onun takip ettiği bloglar, üye olduğu siteler filan derken iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.
Sonra gene bir blogda bir bağlantı görülüyor, ve asıl çıkmaza o zaman giriliyor işte. Çünkü vardığımız nokta ShopStyle.
ShopStyle, gene bize farklı farklı renk renk kullanıcı profilleri ve "look"lar sunuyor. Ama Lookbook'dan en büyük farkı; kıyafetleri kombinlemek için sahibi olmamız gerekmemesi. Kıyafetler ve her türlü aksesuar, ayakkabı, çanta ve hatta makyaj malzemesi orada duruyor. Kullanıcının yapması gereken, kendi profili altında onları bir araya getirmek. Ha bir de aruzladıklarım listesi (aslında sadece wish ama söz konusu kıyafet olunca arzu daha uygun sanki) oluşturulabiliyor ve satın alma imkanı da var. İndirimlerin haber veriliyor olması da cabası.
Ben ki alışverişden nefret eden bir insanım, benim bile bu sitelerin içinde başım dönüyorsa, meraklısı ne hale geliyordur tahmin bile etmek istemiyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun.
Hamiş: Aşağı yukarı modayla ilgili bir yazı yazıp bir tane bile görsel koymamış olmak da pek hoş olmuş cidden ancak verdiğim linklerde o kadar çok görel var ki, benim ki sadece kalabalık yapmak olacaktı.





