radyo odtü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
radyo odtü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.02.2009

Sarmaş Dolaş Oluyoruz Daldan Dala Atlıyoruz

Bir gün gene Radyo Odtü dinlerken bir şarkı başladı. Ve benim kalbim yerinden oynadı. Uzun zamandır yeni bir şarkı dinlediğimde bu kadar heyecanlanmamıştım. Parçaya bayıldım, ama anonsu kaçırmıştım. Kim söylüyor, şarkının adı ne? Al sana iki cevapsız soru. Ancak Radyo Odtü'nün bir güzelliği, internet sitelerinde son 24 saatte hangi şarkıları çaldıklarının listesinin bulunması. O beni deli eden, içimi çoşturan şarkı Keane'den Spiralling'miş.

Keane, nerden baksan 9-10 senelik geçmişi olan bir grup. Önceden de bilenler biliyormuş, bense kendilerini bu yaz farkettim. Radyo Odtü sayesinde tabi. Aslında sonradan hatırladım ki, Last Fm, Keane farketmem için beni baya bir zorlamıştı. Devamlı reklamlar, albüm çıkmadan ilk siz dinleyin uyarıları... Yani Last Fm'in heryerinden Keane fırlıyordu, ama ben hiç oralı olmamıştım.

Galiba artık reklam kirliliği internet içinde geçerli. Körleşmişim. Hatta site içeriğiyle uygun olan reklamlara karşı bile duyarsızlık gelişmiş. Reklamz'ın (Linkz), yayıncı sitelerde uyguladığı, yer yer site içeriğiyle alakasız dahi olsa seçilen kelimeleri altı çizili ve kırmızı vermesi bile daha etkili tıklamamı sağlamakta. Pek çok yerde karşıma çıkan bannerları ise görmüyorum, görsem de Last Fm'de olduğu gibi ilgilenmeyebiliyorum.

İnternet reklamcılığı konusunu burada keseyim ve beni heyecanlandıran şarkılara geri döneyim ben. Muhteşem Brian Eno ve David Byrne'ın ortak çalışması muhteşem Strange Overtones söz konusu olan.

Bu şarkıyı dinlerkende böyle içimde birşeylerin yükseldiğini hissediyorum. Kıpır kıpır oluyorum, yerimde duramıyorum. Ne güzel dünyada böyle güzel müzik yapan insanların olması. Ve ne kadar şanslıyız ki bu müziklere ulaşmak gayet kolay. Daha çok insan daha çok iyi müzik yapsın lütfen.

Evet bu durumda da arada bir sürü şeyi kaçırıyoruz ama bizi birbirimizden farklı kılanda arada yakaladıklarımız arasındaki fark oluyor. Bu farklar, paylaşımlarımızı zenginleştiriyor. Böylecede dünya daha renkli, daha güzel bir yer oluyor. Daha ne isteriz ki?

6.02.2009

Terry Hall - Forever J

Aşağıya koyduğum video, tuttuğum, tutulduğum şeyleri bir arada tutmak için oluşturduğum bu blogun ilk postu olmayı hak edecek kadar çarpıcı değil aslında, Ama az önce Radyo ODTÜ'de çaldı. Ve duyunca birden içim doldu gene. İçimi hem şarkının kendisi hem de hatırlattıkları doldurdu.

Aslında bu şarkıyı ne kadar eskiden beri ve nereden bildiğimi bilmiyorum. Hatta 3-4 sene önce sevgili Ali Bakan'dan bu şarkıyı bana bulmasını istediğimde, istediğim şarkının hangi şarkı olduğunu bulmak baya zamanımızı bile almıştı.

-Ali'cim ben bir şarkı arıyorum ama adını ve kimin söylediğini bilmiyorum. Napıcaz?

-Buluruz

Ve buldu.

Çok uzun süredir görüşemedik. Çok sık da görüşmemiz gerekmiyor zaten, bir birimizi sevdiğimizi bilmek yetiyor galiba. İki çocuk (şeytan mı demeli yoksa) babası, iyi bir eş, bir günde en az iki işe koşan bir çalışan ve bir arkadaşının basit hatta kapris sayılabilecek bir isteğim için vakit ayıran bir arkadaş. Şanslı bir insan mıyım ne? Hayatımın bir yerinde böyle bir adam olduğunu bilmek harika bir duygu. Herhalde topu topu 5 yıldır tanıyorumdur sevgili Ali Bakan'ı, bir tek kere en ufak bir şeyden şikayet ettiğini, yoruldum, sıkıldım dediğini duymadım. Devamlı güleryüzlü, devamlı mutlu. Her şeyin ters gittiğini düşündüğüm şu günlerde Ali ve şeytanlarla bir buluşma bana iyi gelir sanırım.

Aman altı üstü bir şarkı koyacaktım, bir Ali Bakan'a aşkımı ilan etmediğim kaldı ve işte başta nereden duyup, nereden öğrendiğimi, ne zamandır bildiğimi, nesini, niye sevdiğimi bilmediğim halde her dinleyişimde beni benden alan Forever J.. Terry Hall'dan dinliyoruz.